herkes kanuni'den sonra mahidevran sultan'dan olma şehzade mustafa'nın tahta geçeceğini düşünüyordu. ne var ki devşirme kuzeyli güzeli hürrem sultan, haremin gözdesi olduktan sonra mustafa'yı anasıyla birlikte saraydan amasya'ya kovdurup oğlu mehmet'i, manisa beylerbeyliğine göndermeyi başardı. malum, manisa beylerbeyi olan şehzade, tahtın da varisi olurdu.
hürrem'in dört oğlu vardı; mehmet, cihangir, harem ağasından olduğu iddia edilen bayezit ve sarayın yahudi kuyumcusundan olduğu rivayet edilen sarı selim. cihangir ne fiziksel ne de ruhsal açıdan tahta uygun değildi: sakattı, şiirden hoşlanıyordu ve savaşa karşıydı. selim'inse işi gücü içmek ve kadınlarla gönül eğlendirmekti; zaten devlet işleriyle hiç ilgilenmiyordu. bayezit'in sultan olmasını ise kanuni istemiyordu. geriye bir tek mehmet kalmıştı, ama hürrem'in istanbul'daki hesabı manisa'ya uymadı; mehmet, manisa'daki görevinin ilk aylarında hastalık sonucu öldü.
mehmet ölünce sonradan maktul olarak anılacak makbul ibrahim paşa'nın etkisindeki yeniçeriler, çok sevdikleri ve dedesi yavuz'a benzettikleri mustafa'nın manisa beylerbeyliğine gönderilmesi için tahta baskı yapmaya başladılar. bunun üzerine hürrem, kızı mihrimah'ın kocası damadı bitli rüstem paşa ile bir katakulli tezgahladı: güya babasının, üvey kardeşi mehmet'i manisa'ya göndermesine bozulan mustafa, kanuni'yi tahttan indirmek için şah tahmasb ile gizli bir iş birliğine girmişti.
bitli rüstem paşa, bu iş birliğini gösterir birkaç mektup yazıp mustafa'nın sahte mührüyle damgalayarak mustafa'nın askerleriymiş gibi davranan elçilerle tahmasb'a gönderdi. tahmasb'dan gelen cevapları delil olarak kanuni'ye sundu. bunun üzerine kanuni, mustafa'nın öldürülmesine karar verdi. ancak bir sorun vardı; yeniçeriler, mustafa'nın öldürülmesine izin vermez, öldürülse bile kazan kaldırıp sarayı kanuni'nin başına yıkarlardı. bu sorun üzerine hürrem, kanuni'ye şu teklifte bulundu: "onlara mustafa'nın karşılığında cihangir'i ver."
hürrem son kozunu oynuyor, kanuni'nin istemediği bayezit'i, olmadı sarı selim'i tahta çıkarmak için, tahta çıkması neredeyse olanaksız olan öz oğlu cihangir'in başını yeniçerilere vermeyi teklif ediyordu. çünkü yeniçeriler, hürrem'den nefret ediyorlar ve oğullarından herhangi birinin tahta çıkmasını istemiyorlardı. ama mustafa'nın öldürülmesi karşılığında cihangir'i verirse hesabın görüldüğünü düşünen yeniçeriler, bayezit'in ya da selim'in tahta çıkmasına izin verebilirlerdi.
böylece kanuni, hürrem'in planladığı gibi şah tahmasb üstüne sahte bir sefer düzenleyip amasya beylerbeyi oğlu mustafa'yı sefere çağırdı. sefere diğer şehzadeler de katılıyordu, hatta o güne dek hiç sefere gitmemiş olan cihangir bile. mustafa ordusuyla birlikte babasının ordusuna katılmak için mola yerine varıp kanuni'nin çadırına girdiğinde bostancıları kendisini beklerken buldu. ertesi gün mustafa'nin ölümüne dayanamayan cihangir'in üzüntüden öldüğü açıklaması yapıldı ve tarihe böyle geçti.oysa cesedi bile kalmamıştı geriye; lime lime edilmiş, parçalanmış, başı top yapılıp oynanmıştı
kaynak: itüsözlük-muzevir,