Gökdoğan. O dünyanın en hızlı kuşu. Öyle ki, dalış esnasında 360 km/s gibi rekor bir hıza ulaşabiliyor. Bu videoda 2 yavrusu olan bir doğanın önce güvercin avını, sonra yuvasına tehdit olarak gördüğü ve kendisinden yaklaşık 5 kat büyük 2 tane pelikanı alt etmesini ve yuvasına yönelen bir yılanı etkisiz hale getirmesini izleyeceksiniz.
Video bir insanın dünyaya nasıl geldiği sadece dört dakika içinde gösteriyor. Klip, annenin rahmında bir embriyo gelişiminin 3D görüntüsü ile başlıyor. ve doğum anına kadar gidiyor. sadece 4 dakikada..! 20 yıl kadar önce böyle bir film yapmayı hayal bile edemezdik, çünkü o günlerde uterusun içine ultrason görüntüsü çeken bir teknoloji mevcut değildi.
1999 yapımı bu film ismini Füruğ Ferruhzad'ın "Rüzgar Bizi Sürükleyecek" şiirinden alır. Abbas Kiarostami aynı zamanda şiire bu sahneyle uzun uzun yer verir. Filmde Ömer Hayyam dâhil başka İranlı şairlere göndermeler de vardır.
Nuri Bilge Ceylan, filmin bir sahnesinin çekimi esnasında Nejat İşler'e nasıl oynaması gerektiğini gösteriyor.. Ama olayı abartınca kahkahalar geliyor..!
Üç çocuk annesi Audrey halsiz hissediyordu. Hastaneye doktor
kontrolüne gitti. Komşularından çocuklarına bir geceliğine göz kulak
olmasını istedi. Beş çocuk annesi Tisha ise meşgul olmasına rağmen bu isteği geri çevirmedi. Anne yemek borusu kanseriydi ve hastalığının ikinci
evresindeydi. Maalesef tedavisi mümkün değildi.
Tisha ve Audrey çok yakın olmasalar da, Tisha Audrey’den
çocuklarının bakımını üstlenmesini istedi. Tisha ve Kevin çiftinin beş
çocuğu olmasına rağmen sayılı günleri olan bir annenin son isteğini geri
çevirmediler. Ölen Komşularının 3 Çocuğunu Evlat Edindiler. Audrey, çocuklarının geleceğini garantiledikten sonra huzura erdi. Maalesef bir süre sonra kansere yenik düştü. Bir televizyon programına Tisha ve Kevin’in komşuları ve
çocukları için yaptıkları iyilik anlatıldı. Program yapımcıları ise
aileyi şaşırtarak muhteşem bir işe imza attı. Haberde emeği geçen
Newsner çalışanları bile videoyu görünce gözyaşlarını tutamadılar.
Ölümden Sonra Yaşamın Kanıtlandığı "The Discovery" ve Şaşkınlıkla İzletecek Fragmanı!
Bu ay düzenlenen Sundance film festivalinde en çok beklenen filmlerden birisi de
"The Discovery".
Özellikle felsefe ve insanlık tarihinin en merak edilen sorusu "ölümden sonra yaşam var mı"ya odaklanıyor film. Çünkü artık ölümden sonra yaşam bilimsel olarak kanıtlanmış ve tasvir bile edilmiştir. Bu kesinlik dünyayı ürkütücü bir duruma sokuyor, intihar oranları inanılmaz artıyor. Herkesin kendini aniden öldürdüğü bu dünyada tabii ki bunu engellemek için birçok vakıf kuruluyor. Fragmandan gözüken intihar sayacı da tüm bu uğursuzluğu gözler önüne seriyor.
MRI taraması yaparken ölen birinin beyni..
Adeta ışıklar kapatılıyor..!
Ölmeden önce beyniniz tonlarca ve tonlarca endorfin salgılar ve sizi çeşitli duygular hissettirir.
Trajik olarak güzel bir MR..!
Carl Sagan'ın bir romanından 1997 yılında beyaz perdeye aktarılan
bilim kurgu filmi Contact'ın yıllardır konuşulan bir ayna sahnesi var.
Bu sahnede kameranın nerede olduğuna dair yıllardır internet sitelerinde bir tez yazılmadığı kaldı. Aynaya kadar ne olduğunu anlayamadığınız en etkileyici sahnelerden biri.