13 Şubat 2016 Cumartesi

dede oldum ben..,

evet; dede oldum ben…
hayatımdaki en değerli varlığın, kendimden bir parçamın “izdüşümüne” kavuştum..
onunla karşılaştığım andaki duygularımı sizinle paylaşmak istedim.. 
kendimin bir uzantısı saydığım şeye bakarken mutluluktan nasıl titrediğimi..
insanın aklına gelen ilk şey bunun ancak bir mucize olabileceği düşüncesi oluyor. 
bana bakıyor, ellerini, gözlerini, minik burnunu, kalemle çizilmişcesine düzgün dudaklarını, olmayan çenesini, başını, bana akıtıyor.
içime, içimin en derinlerine.
sanki yıllardır birbirimizi beklemiş, birbirimizi özlemiş iki aşık gibi bakışıyoruz.
kaderlerimiz birbirimizi görünce tamamlanmış gibi..
tüm ihtiraslarımın, malımın, mülkümün, dostlar
ımın, ailemin, tüm dünyamın o eşsiz anın güzelliği ve



coşkusu karşısında yok olup dağıldığını, tuzla buz olduğunu hatırlıyorum..
dudaklarım sözcüklere kuruyor..
ruhani bir düşte yitip gitmiş gibiyim..
aslında hastaneye girip onu görene kadar dede olma duygusu uyanmamıştı bende.
sanki yanlış bir alarm ile karşı karşıyaymışım gibi geçmişti günlerim..
ama onu gördüğüm anda dedelik duygusu bir patlama gibi geldi oturdu göğüs kafesimin tam ortasına.
gerçekti.
o benim torunumdu.
ve ben de bir dedeydim artık.
yeni bir deftere başlarken harfleri incitmekten ürkercesine yazmak gibi, dokundum yanağına..
hasların en hasından dokunmuş bir ipek kumaş üzerinde kaydı gitti parmağım.
on gündür görüşemiyoruz..
seni çok özledim Derin..,

7 şubat 2016
istanbul

Hiç yorum yok: